Gavurkale Anıtı: Ankara’da Saklı Hitit Kalesi


Ankara’nın Bozkırlarında Saklı Hitit Kalesi ve Kaya Oymaları


ANKARA’NIN SAKLI TARİHİ HAZİNELERİNDEN Gavurkale hİTİT kALESİ VE kAYA OYMALARI, HAYMANA’YA BAĞLI DEREKÖY’ÜN YAKININDA BİR TEPENİN ÜSTÜNDE BULUNUYOR.

GAVURKALE

Ankara’da yaşayan bir çok kişi, şehrin sıkıcılığından ve şehirde yapacak bir şeyin olmadığından şikayet eder. Bu yüzden, bu yazı Ankara’yı sıkıcı bulan ve şehirde görecek yeni yerler arayanlar için bulunmaz nimet. Ben de internette yaptığım araştırma sonucu, hittitemonuments.com sitesinde Gavurkale kalıntılarını buldum ve bu saklı yeri keşfetmeye karar verdim.

Evimden 45 dakika uzaklıkta bulunan Gavurkale’yi en iyi seyahat dostum Ayesha ile keşfettik. Dereköy köyünden sonra yol, ilkel altyapı sebebiyle biraz sallantılıydı ama kesinlikle burayı görmek, arabamızın altında oluşan birkaç çiziğe değdi.

Gavurkale ve Kaya Oymalarının Kısa Tarihi

Gavurkale kaya oymaları 3 bölümden oluşuyor. Kalıntıların bulunduğu tepenin doğu kanadında, 2 insan tasviri oyması iyi şekilde korunmuş. Bu oymaların sol tarafında, bir hayli zarar görmüş başka bir tasvir var. Arkeologların görüşüne göre bu üçüncü tasvir oturan bir tanrı. Ziyaretiniz esnasında dikkatli bakarsanız, bu üçüncü tasviri görebilirsiniz. Kaya oymalarındaki insan tasvirlerinin, uzun – sivri şapkaları, kılıçları ve ayakkabıları var.

Kaya oymalarının sağ tarafında, kale duvarlarının kalıntıları var.

Gavurkale, ilk olarak 1930 yılında arkeolog H. H. von der Osten tarafından keşfedildi ve kazıldı. Arkeolojik çalışmaları sonucu, Profesör Osten, Gavurkale’nin dini amaçlar ve cenaze töreni işleri için kullanıldığı kanısında vardı. Kalıntıların arka tarafında bulunan ve blok taşlarla kapanmış büyük oda, bu tepenin içine doğru giden bir tünelin olduğunun kanıtı olarak gösterildi.

Kalıntıların arkasında bulunan, taşlar tarafından kapanmış oda.

Kapalı odaya giden yol. Kazılacak hala çok yer var.

Gavurkale’nin uydu görüntüleri. Eski yapıların silik zeminlerini ve bölgeyi saran duvarların kalıntıları görebilirsiniz.

1993, yılında Bilkent Üniversitesi Arkeoloji Bölümü, Gavurkale’de detaylı bir kazı çalışması yürüttü. Çalışmanın ilerleyen safhalarında edinilen bulgulara göre Gavurkale’nin, Profesör Osten’in 1930’da belirttiğinin aksine çok daha büyük ve mimari açıdan gelişmiş bir yerleşim yeri olduğuna karar verildi.

Tepenin etrafını saran antik şehir duvar kalıntıları, bölgenin çok daha geniş bir yerleşim yeri olduğunu gösteriyor.

Kazılar esnasında tepenin eteklerinde bulunan yüzlerce Hitit seramiği, tepenin yüksek duvarlar ile çevrili olduğu ve birçok büyük yapının da bir zamanlar burada ayakta olduğunu işaret etmektedir. Uydu görüntülerinde bölgede bulunan kalıntılara bakıldığında, Gavurkale’nin etrafını çevreleyen küçük köy, gözetleme kuleleri ve askeri karakol gibi yapıların olduğu görülmektedir.

Explore Gavurkale - Ancient Hittite rock carvings and remains of an old significant castle. Check out the ancient mysteries of Anatolia!

Kazılar esnasında bulunan ve bölgenin yerleşim yapısına göre çeşitli teorilerin oluşmasına sebebiyet eski taş bloklardan biri.

Gavurkale’ye Ulaşım

Dereköy yoluna kadar ulaşım rahat ama köyden sonra asfalt bitiyor ve toprak yol başlıyor. Dereköy, bölgenin genel düz arazi yapısının aksine alışılmamış yapıda kaya tepeler ve küçük vadiler ile çevrili. Bu sebeple, ana yoldan Dereköy yoluna sapıldığında, insan farklı bir dünyaya girmiş gibi hissediyor. Dereköy çok ıssız, biz köyden geçerken kimseyi görmedik.

Gavurkale, bozkırların ortasında bir tepenin üstünde bulunuyor

Gavurkale’nin hemen yanında geçen bir dere var.

Köye ulaştıktan sonra, 2 kilometre ilerdeki yol ayrımından, bozuk yola saptık. Bu noktadan sonra Gavurkale antik kalıntılarının bulunduğu tepeyi ufkun ilerisinde görmeye başladık. Tepeye yaklaştığımızda bir meşenin altına arabamızı park ettik ve 20 dakikalık çetin tırmanışa başladık. İyi korunmuş kaya oymaları ve antik kalıntıları gördüğümüzde ise büyülendik!

Kocaman kaya parçalarının aralarından Gavurkale’ye doğru tırmandık

Tepeye yaklaşırken gözümüze büyüleyici kaya oymaları çarptı.

Gavurkale’yi Keşfediyoruz

İlk bakışta bizi büyüleyen kaya oymalarının, yüzyıllar boyunca doğa şartlarına ve defineci akınlarına rağmen bu denli iyi korunmuş halde günümüze ulaşmış olması bizi çok şaşırttı. Yeni bir yer keşfetme heyecanıyla dolu olduğumuz için tırmanış bize çok yorucu gelmedi. Kaya oymalarını ve kale duvarlarını keşfettikten sonra tepenin arka tarafına doğru ilerledik ve büyük bir kısmı toprak altında bulunan antik yapılarla karşılaştık.

Kaya oymaları ve kale duvar kalıntıları

Eski Hitit yapılarının silik zeminleri ve duvar kalıntıları

Gavurkale gibi saklı bir hazineyi keşfetmek ve bu alanda yürüyüş yapmak unutulmaz bir deneyimdi. Gavurkale tepesindeki kalıntılarının dışındaki düz arazilerin de kazılmayı bekleyen sayısız yerleşim yeri ile dolu olduğuna eminim. Özellikle, tepeden aşağı araziye doğru bakıldığında, gün yüzüne çıkmayı bekleyen bir çok yapı olduğunu görebilirsiniz.

Eğer siz de Ankara’da yaşıyor ve ilginç bir yer keşfetmek istiyorsanız, Gavurkale’ye göz atın derim. Arkeoloji & tarih meraklısı bir okur iseniz, umarım bu yazıyı beğenmişsinizdir!


Stanoz: Ankara’da Hayalet Ermeni Köyü” yazıma da göz atmayı unutmayın!


OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLER



Follow Me On Instagram

Advertisements

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.